Hakkımda

Merhaba ben İrem. Bloglarla ilgilenmeyi seviyorum. Bu blogumu bildiklerimi paylaşmak için açtım. Blogumda yok yok. Dostluğu, bilgiyi ve eğlenceyi, kısaca hayatı acısıyla, tatlısıyla paylaşabilmeyi dilerim...











Son yazılarım

Süper templateler
Tablo yaparken işinize yarayabilir
Göz Makyajı Yapmanın Püf Noktaları
Süper anahtarlılkar
Tuz mu Çok Su mu Az?
Sobelenmişim
2012 de ne olacak???
Çok mutluyum...
İyi Bayramlar...
Öğretmenler Günü


Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv


Linkler



Kategoriler











Arama Motoru





Arkadaslar

bella

elvanglbeycan1983

bendencesitliyazi

kardelenilayda

sakarya392

cicim

heidi

esmuker

isil

battygirl

seline

cicim96

yagmur96

birbuse

masalprensesi

sinny

aybikeningunlugu

seleningunlugu

ilke94

yaseminler

larasyagezegeni

perikizim

kardelenilayda2

berfin1995

efterya

kardelenilayda14


Dost Bannerları

HappyJaLe
rieLa
MMELİKEE
ColorFy J-D




.....








MERHABA BLOGUMA HOSGELDINIZ. BURADA NE ARARSANIZ BULABILIRSINIZ. BU BLOGUMU EGLENMEK, EGLENDIRMEK, OGRENDIKLERIMI PAYLASMAK ICIN ACTIM. PAYLASMAYI SEVIYORUM. BURADA YOK YOK. YARARLI BILGILER, DERSLER, GUZEL YAZILAR, HARIKA GIFLER, KODLAR, OYUNLAR, YARISMALAR NE ARASANIZ VAR. TUM SAYFALARIMI DOLASMADAN, MESAJ VE YORUM YAZMADAN CIKMAYIN LUTFEN. IYI EGLENCELER, SEVGILER...***



8/12/2009 - Süper templateler

Kategori: template

http://www.drikoti.net/FreeLays/Header/57.png

 

 

http://www.drikoti.net/FreeLays/Back/57.png

 

..........................

 

 

http://www.drikoti.net/FreeLays/Header/58.png

 

 

http://www.drikoti.net/FreeLays/Back/58.png

 

...........................

 

http://www.drikoti.net/FreeLays/Header/64.png

 

http://www.drikoti.net/FreeLays/Back/64.png

 

.........................

 

 

 http://www.drikoti.net/FreeLays/Header/65.png

 

 

http://www.drikoti.net/FreeLays/Back/65.png

 

........................

 

http://www.drikoti.net/FreeLays/Header/62.png

 

 

http://www.drikoti.net/FreeLays/Back/62.png

 

 

 http://www.drikoti.net/Encomendas/Todas/layout-doll.png

 

 

 http://www.drikoti.net/Encomendas/Rafaella/header.png

 

 

 

http://www.drikoti.net/Encomendas/Heitor/lay.jpg

 

 

 

http://www.drikoti.net/Encomendas/Luci/Natal/Lay.png

 

 

http://www.drikoti.net/Encomendas/Todas/valen3.png

 

 

 http://i124.photobucket.com/albums/p40/Drikoti/Encomendas/Valen-Avril/Lay-Valen-Avril.png

 

 

 

 

 http://www.dricka.kit.net/Encomendas/Bruna/lay-bruna.png

 

 

http://i124.photobucket.com/albums/p40/Drikoti/Encomendas/Caah/Laycahh.png

 

 

http://www.drikoti.net/Encomendas/Todas/luh3.png

 

 

http://www.drikoti.net/Encomendas/Todas/temp-lari-ash.png

 

 

http://i124.photobucket.com/albums/p40/Drikoti/Encomendas/Luh/Lay-luh.png

 

 

http://www.dricka.kit.net/Encomendas/Marcy/lay-marcy.png

 

 

 http://www.drikoti.net/Encomendas/Todas/millahnew.png

 

 

K:http://drikoti.net/free-templates/

 

 

 

:: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/12/2009 - Tablo yaparken işinize yarayabilir

Kategori: PSP
  HERE
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  HERE
 
 
 
 
Bunu  sablonumda hoscakalın tablosunu yaparken kullandım.
 
 
 
 
Bunlar mask değil. PSP de açınca parça parça her şekil ayrı ayrı kullanılabiliyor. Drashadow ile gölge ve hacim verince çok hoş oluyor.
 
 
:: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/12/2009 - Göz Makyajı Yapmanın Püf Noktaları

Kategori: guzellik

Yaşımıza uygun, hafif, aşırıya kaçmayan makyajı beğeniyorum.İşte göz renginize göre makyaj.

 

...........

 

Göz Makyajı Yapmanın Püf Noktaları

 

Mavi gözlüler

Gözlerinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için, çizelgede mavinin karşısında olan, yani turuncu ailesinden bir ton seçin. “The Color Answer Book” kitabının yazarı Leatrice Eiseman “Toprak renklerinden oluşan turuncular grubu, çikolata kahvesi ve bejlerin yanı sıra, mandalina rengi gibi daha canlı tonları da içerir” diyor. Modeldeki efekti elde etmek istiyorsanız, kahverengi kalemle gözlerinizin alt ve üst kenarlarını çizerek, göz şeklini belirginleştirin. Far için mercan tonlarını tercih edin. Farı göz kapaklarınıza birkaç kat uygulayın ve derinlik vermek için, özellikle göz çizgisinde farı daha belirgin olarak sürün. Gözlerinizi parlak kılmak istiyorsanız, patlıcana çalan kahverengiyi tercih edebilirsiniz. Aynı zamanda füme de mavi gözleri buğulu gösterir.

 

Yeşil gözlüler

“Gözleriniz yeşilse, bakışlarınızı keskinleştirmek için, çizelgede yeşilin karşısında olan, kırmızı paletinden bir renk seçebilirsiniz. Pembeler ve sıcak lavanta tonları gözlerinize en iyi giden renklerdir” diyor Kate Hudson’ın makyözü Paul Starr. Kırmızı ailesinden renk seçerken, gözlerinizden daha canlı renklerden kaçının, yoksa gözlerinizi ön plana çıkarmak yerine, tam tersine onların soluk kalmasına neden olacaksınız. Starr’dan bir öneri daha: “Siyah likit kalem kullanırsanız, uçuk tondaki farla son derece seksi bir kontrast elde edersiniz.” Ayrıca açık sarıya çalan bakır tonlarını çok ince bir şekilde kullanırsanız ilgi çekici bir makyaj sağlayabilirsiniz.

 

Kahverengi gözlüler

Kahverengi gözlerinizin sıradan olduğunu asla düşünmeyin. Yapmanız gereken tek şey, mavi renk kullanarak, onları ön plana çıkarmak. Kahverenginin kontrastı olan mavi, gözlerinizi son derece çekici gösterecek. “Zengin bir kobalt, parlak bir gök mavisi veya uçuk bir bebek mavisi kullanabilirsiniz.” diyor Janet Jackson ve Jennifer Anniston’un makyözü BJ Gillian. Işıltılı bir mavi tercih ediyorsanız, daha dramatik bir efekt için, gözünüzün alt tarafını koyu bir mavi kalemle çizerek, kalemin üzerine açık renkteki farı sürün. Ancak daha doğal bir bakış elde etmek istiyorsanız, haki ve kahverengi tonlar da kullanabilirsiniz.

 

Gri-mavi gözler

Göz kapaklarında asker yeşili far kullanılabilir. Asker yeşili bu renk gözleri daha çok öne çıkarır, çok doğal durur.

 

Mavi-yeşil gözler

Gece mavisi bu göz rengini daha çok vurgular. Yalnız gece mavisini transparan şeklinde kullanmayı tercih edin, yani abartıya kaçmayın, hafif sürmeye dikkat edin.

 

Gri gözler

Jean mavisi gri gözleri ön plana çıkarır. Ama bu göz rengi için inci beyazı ya da opal rengi de son zamanlarda çok fazla tercih ediliyor.

 

Gri-yeşil gözler

Gül kurusu gri ve yeşil karışımı gözler için idealdir ama gözün üstünü de siyah bir eye liner ile belirginleştirin. Ayrıca gümüş ya da azur renklerini ayrı ayrı ya da kombine ederek kullanmak da çok beğeniliyor.

 

Ela gözler

Kahverengi tonları bu göz rengini belirginleştirir. Yalnız kahverengi tonlarını göz kapağı ve kaş kenarına doğru farklı tonlarda kullanmak daha doğru olur.
k:Alıntı

 

:: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/12/2009 - Süper anahtarlılkar

Kategori: hobi

 

Çin düğüm sanatı ile yapılmış çok hoş anahtarlıklar.Ben bayıldım.

 

 

 

 

 

 

k:http://www.oya-modelleri.com

 

 

:: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/12/2009 - Tuz mu Çok Su mu Az?

Kategori: G YAZILAR

 

Güzel bir yazı okumanızı öneririm...

 

......


TUZ MU ÇOK, SU MU AZ?

 

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı.Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona,bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.

 

Yaşlı adam;
- “Tadı nasıl?” diye sordu.

 

Adam Öfkeyle;

- “Acı” diye cevap verdi.


Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi.

 

Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken ayni soruyu sordu:

- “Tadı nasıl?”

 

Genç çırak;
- “Ferahlatıcı” diye cevap verdi.

 

Yaşlı adam;
- “Tuzun tadını aldın mı?” diye sordu,

 

- “Hayır” diye cevapladı çırağı.


Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:


- “Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.”

 

:: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/12/2009 - Sobelenmişim

Kategori: SOBE

 

Aysemuge blogcu arkadaşım beni sobelemiş. Kendisine teşeşkkür ederim. Uzun zamandır sobe cevaplamamıştım.Özlemişim.


 

1. Adını kim koydu ve neden koydu?

İrem'i babam, Nur'u annem koymuş.Anlamlarını beğendikleri için.İremnur bileşik olsun istemişler.Nüfuscu olmaz demiş.Bu şekilde iki ismim olmuş.Aslında bileşik isim olarak da var.Ben çok duydum.


 

2. Blogcuyu nereden duydun ve ne sıklıkla giriyorsun?

Annemden duydum.Eskisi kadar sık olmasa da arasıra giriyorum.

 

3. İlk kez kiminle tanıştın bu blog aleminde?

destina95 (Öykücüm seni çok özledim.)

 

4. Sence benim blogum nasıl ve daha önceden adımı duydun mu?

Çok hoş.Kendini epey geliştirdin.Kodlarda falan oldukça iyisin.Paylaşmayı seviyorsun.Bu yönünü çok beğeniyorum.Adını tabiki duydum.

 

5. Siz şu son zamanların sorunu "Turkche" hakkında ne diyorsunuz?

Beni de  çok  rahatsız ediyor. Güzelim Türkçemizin katledilmesine dayanamıyorum.Bozanlara da sinir oluyorum.

 

Sarıl/Küs:

 

Ashley Tisdale:Küs

Linkin Park:Sarıll

Manga:Sarıll

Nil Karaibrahimgil:Sarıl

Evanescence:Sarıl

Taylor Swift:Sarıl

Lady Gaga:Küs

Demi Lovato:Küs

Black Eyed Peas:Küs

Pusscat Dolls:Sarıll

 

 

Ye/Ucundan Bak/Yeme:

 

Hamburger:Ye

Cheeseburger:Ye

Chickenburger:Ye

Patates Kızartması:Ye
Lahana Sarması:Ucundan ye

Yaprak Sarması:ye

Pilav:Yeme

Mangalda Pişen Et:Ye

Patlıcan:Ucundan ye

Brokoli:Ye

Peynir:Ucundan ye

Salatalık:Ye

Domates:Ye

 

 

Hiç Kaçırmam/Ara Sıra İzle/İzlemem:

 

Arka Sıradakiler:Hiç kaçırmam

iCarly:İzlemem

Unfabulous:İzlemem
Lost:Arasıra İzlerim
Geniş Aile:Arasıra İzlerim

Bez Bebek:İzlemem

Zoey 101:İzlemem
Hannah Montana:İzlemem

SpongeBob:Arasıra izlerim
Ben10:Arasıra (kardeşimden dolayı mecbur kaldığımda :))   )

Tom&Jerry:Arasıra izlerim
Looney Tunes:Arasıra izlerim

Koca Kafalarla Baba Haber:İzlemem

Twilight:Hiç kaçırmam:))
High School Musical:İzlemem

Camp Rock:İzlemem
Hannah Montana The Movie:İzlemem
Canavarlar Yaratıklara Karşı:İzlemem

 

Tv a karşı fazla bir sempatim yok. Saatlerce karşısında oturanlardan değilim.

 

 

Son Soru: Sorular nasıldı ve bununla birilerini sobelemeyi düşünüyor musun?

Soruları çok beğendim.Evet sobelemeyi düşünüyorum.Bu soruları cevaplamak isteyen herkesi sobeliyorum.


:: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/11/2009 - 2012 de ne olacak???

Kategori: ONEMLI

İlginç bir yazı okumanızı öneririm.

Kıyametin ne zaman kopacağını yüce Allah bilir.Ama 21 Aralık 2012 nin Cumaya gelmesi çok ilginç.Kıyamet kopmasa bile o tarihte önemli bir felaket yaşanabilir diye düşünüyorum.Yaklaşan Marduk gezegeni (yada büyük meteor) yüzünden dünyamızın yörüngesi değişebilirmiş. Yada çarparsa çok kötü doğa olayları olabilirmiş.Bazı kıtaların su altında kalma ihtimali varmış.

Sonuçta Allah bilir.Ama insanoğlu olarak sonumuzu hazırlıyoruz gibi geliyor bana.DÜnyamızı, doğayı ve kaynaklarımızı  hor kullanarak dengeleri altüst ediyoruz.Küresel ısınma, ozon tabakasının delinmesi, depremler, fırtına ve artan seller bunu gösteriyor.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Dünya belirgin bir değişim yaşıyor. Belki Maya'ların 21 Aralık 2012 fenomeni ile de ilişkilendirilebilecek bu oluşumlar şuan bilmediğimiz veya farkında olmadığımız bir olay için zemin hazırlıyor olabilir. Artık biz insanlarda sık sık değişen, alışık olmadığımız hava koşullarına, sellere, ani bastıran şiddetli soğuklara karşı, neler oluyor? Hiç böyle olmamıştı gibi söylemlerle tepkiler vermeye başladık.

Gerçektende neler oluyor dünya'mıza?
Neler olabileceğine bakmadan önce gelin değişimi düşündüren olaylara bakalım.

MAYA KEHANETİ
Bu konuyu yazarken amacımız insanları korkutmak ve karamsarlığa sürüklemek değil, şuan pek çok bilim adamının kafasını meşgul eden bir konuyla ilgili sizlerinde haberdar olmanızı sağlamaktır. Felaket tellallığından öte, eğer bir felaket gerçekleşecekse, buna hazırlıklı olmak amaçtır. Çünkü, medeniyetimizi devam ettirmek her türlü amacın üzerindedir. Bireysel düşünmeyi bir kenara bırakıp, toplum olarak ortak değerlerimizi ön plana taşımalıyız. Bu illa bir felaket olacak diye değil, yaşam kalitemizi arttırmak ve gerçekten "torunlarımıza" yaşanabilir bir medeniyet bırakmak içinde gerekli.
Bu noktadan hareketle neden 2012 sorusunun cevabını ele alalım.Aslında tam olarak 21 Aralık 2012 (veya bazılarına göre 22 Aralık) tarihi ve sonrası olarak ifade edilen fenomenin çıkış noktası eski bir Güney Amerika medeniyeti olan Maya'ların kullandığı takvim sistemidir. Özellikle 1990'lardan sonra gelişim gösteren bu konu hakkında en ciddi araştırmalardan birini Amerikalı araştırmacı John Major Jenkins yapmış ve bunu 1997 yılında yayınladığı "Maya Cosmogenesis 2012" isimli kitapta ortaya koymuştu. Şimdi ayrıntılarıyla inceleyelim.

Maya Takvimi
Mayalar şaşırtıcı bir astronomi bilgisine sahip bir medeniyetti. Sadece Güneş, Ay ve Mars gibi bugün amatör gözlemcilerin dahi gözlemleyebildiği yakın cisimlerle değil, neredeyse bütün uzak yıldızları, yıldız gruplarını ve bunların hareketlerini gözlemlemişlerdi. Hatta bu gözlemleri sayesinde bir yılı bizim bugün süper bilgisayarlarla hesapladığımız süreden milyonda bir hata payı ile hesaplamışlardı. Zamanı ölçmede hassas hesaplara ulaşmak için döngülerden ve iki ayrı takvimden yararlanmışlardı. Bunların ilki, “kutsal takvim” olarak bilinen ve 20’şer günlük 13 aydan oluşan “Tzolkin” (Gün Sayımı) denen döngüdür. Bu döngü, 13 rakam ve 20 ismin oluşturduğu kombinasyonları içerir ve 260 günlük sürecin bitiş günü “13 Ahau”dur. “Haab” adını taşıyan bir ikinci takvim, bugün bizim kullandığımız güneş takviminin çok benzeridir ve yine 20’şer günlük 18 aydan oluşur. “Uinal” olarak adlandırılan bu 20 günlük ayların toplamı 360 gün yapar ve Maya zaman ölçümünde buna “tun” adı verilir. Normal güneş yılı için gerekli olan 5 artık gün, 5 tanrının adıyla “tun”a eklenir (aynı Mısır ve Sümer’de olduğu gibi!) Her iki döngünün gün sayıları ancak 52 güneş yılı sonra eşitlenir. Tzolkin ile Haab’ın bitişleri aynı güne denk gelir yani, Tzolkin’e göre 13 Ahau gününde, Haab da sona ermiştir. Ve diğer döngüleri şu şekildedir:

GÜN SAYISI İSMİ
1 Kin

20 Uinal

360 Tun

7200 Katun

144000 Baktun

İşte Mayaların efsanevi “Long Count” yani “Uzun Sayım” dedikleri süreç, 13 Baktun’a eşittir (1.872.000 gün = 5125,36 güneş yılı) Maya tarihinde “başlangıcı” olarak belirlenmiş noktayı bilmezsek, yukarıdaki hesabı yapamayız. Bizim takvim sistemimize göre bu an, İsa’nın doğduğu varsayılan yıldır. Gregoryen takvimimizde biz bu yılı “0” olarak kabul eder ve öncesini, sonrasını buna göre hesaplarız. Mayalarda da bu tarihin başlangıcı 0.0.0.0.0 günü olmalıdır; yani herşeyin başlangıç noktası Arkeolojik bulgular ve Karbon-14 yöntemi yardımıyla yapım tarihi bizim takvimimize göre büyük bir kesinlikle belirlenen birkaç tapınakta (İzapa, Chichen Itza ve Monte Alban’da) Maya rahiplerinin, yapılış tarihini belgeleyen Uzun Sayım tarihleri de bulunmuş ve yanılma payıyla birlikte Milattan Önce 11 Ağustos 3114 tarihi 0.0.0.0.0 noktası olarak tespit eidlmiştir. Ve buna göre 13.0.0.0.0 tarihi 21 Aralık 2012 gününe denk gelmektedir.

ÖRNEK
“11 . 2 . 5 . 1 . 4 ”
“11 baktun, 2 katun, 5 tun, 1 uinal ve 4 kin”
--------------------------------------------------------------------------------
11 x 144.000 + 2 x 7200 + 5 x 360 + 1 x 20 + 4 = 1600224
--------------------------------------------------------------------------------
1 Güneş yılı = 365,242
1600224 / 365,242 = 4381,27
--------------------------------------------------------------------------------
“11 . 2 . 5 . 1 . 4 ”
4381,27 YIL EDİYOR.
--------------------------------------------------------------------------------

O günün özelliği nedir?

Maya takviminin 21 Aralık 2012'de bitmesinde ne var diye soruyor olabilirsiniz. Aslında bu tarih tespit edildikten sonra araştırmacılarında kafasına takılan soru buydu. Ve ilk akla gelende, astronomide bu kadar ileri bir toplumun bu tarihide bir astronomik oluşumla ilişkilendirmiş olma olasılığıydı. Bu yönde yapılan araştırmalar bu fikrin doğru olduğunu ortaya koydu.

Bilindiği gibi 21 Aralık tarihi yılın en kısa günüdür. John Major Jenkins, 21 Aralık 2012’de gökyüzünde oluşan astronomik konumların, oldukça sıradışı birleşmelere işaret ediyor. Bunların en önemlisi, gezegenlerin ve Ay’ın üzerinde hareket ettiği, “Ekliptik” olarak adlandırdığımız “tutulum çemberi”nin, tam 21 Aralık günü Samanyolu’nun dünyadan görülen ekvatoral çizgisiyle kesişmesi. Bu kesişmenin, modern astronomik ölçümlere göre "galaksimizin merkezi” olduğu belirlenen noktada (süper karadeliklerden biri olduğu düşünülüyor.) gerçekleşmesi, bu tarihi daha da ilginç kılıyor. Ama daha ilginci, 21 Aralık günü Güneş’in de tam “gündönümü” sırasında bu noktayla aynı hizaya gelmesi. Astronomik deyişle “Gündönümü Güneşi”, Ekliptik ile Samanyolu kuşağının “galaksi merkezi” olduğu belirlenen noktayla aynı hizada kesiştiği koordinata yerleşiyor. Bu birleşim, Mayalara göre, “Güneşler” olarak adlandırdıkları devrelerin beşincisinin noktalandığı anı belirlemekte.Maya kozmogonisine göre, dünyanın geçmişi, 13 Baktun’luk (aşağı yukarı 5125 yıl) devrelerden oluşur ve bunların her birinin bitimi, dünya için radikal değişimler ve büyük yenilikler içerir. İçinde bulunduğumuz devre, Mayalara göre beşinci ve son devredir ve 13.0.0.0.0 tarihinde son bulacaktır. Bizim takvimimize göre sözü edilen bu tarih, 21 Aralık 2012’ye denk gelmektedir.

Mayaların bugüne ilişkin öngörüleri,efsaneleri veya kehanetleri ise gerçekten çarpıcı. Buna geçmeden önce bir bilgiyi daha vermek gerekli. İçinde bulunduğumuz galaksi milyonlarca yıldıza sahip olmasına rağmen, galaksimizin merkezi olarak gösterilen nokta yıldız miktarının gayet seyrek olduğu bir nokta. Yaklaşık 25,800 yılda toplam 4 kere (dünyanın presession süresi) galaksi merkezimizle,

1- " A door into the heart of space and time will open" , Zamanın ve uzayın kalbindeki kapı açılacak

2- " The cosmos will be reborn or recreated " , Evren yeniden doğacak, yeniden yaratılacak

3- " We will reach the Zero Point of the process - a moment of collective spiritual birth " , Döngünün sıfır noktasına erişeceğiz, toplu ruhsal doğuş anı

4- “…our basic orientations will be inverted. On the level of human civilization, our basic assumptions and foundation values will be exposed, and we will have the opportunity to embrace values long since driven under the surface of our collective consciousness”

Bizim basit doğamız ters yüz olacak.

Aslında tek önemli tarih 21 Aralık değil 2012 yılı için. Mayaların astronomi birikimlerinde , Boğa takımyıldızındaki Pleiades grubunun ayrı bir önemi var. G Bu yıldız grubunun gökyüzünün tepe noktasından (“Zenith” noktası) geçişi, Mayalar için önemli bir olaydı ve genellikle Tzolkin ile Haab’ın son günlerinin çakıştığı 52 yıllık dönemin sonunda yaşandığı için de fazlasıyla önemsenirdi. Monte Alban’dan İzapa’ya dek birçok kentte, gökyüzünün tepe noktasını gözlemlemek için hizalanmış şaftlara sahip yapılar bulunmuştur. Bu gözlem noktalarında başını yukarı kaldırıp belli bir anda daracık şafttan gökyüzüne bakan gözlemci, yalnızca Zenith noktasını görürdü. Meksika’nın güneyinde, İzapa’nın bulunduğu paralel üzerinde Güneş – Pleiades buluşması, presesyon etkisinden bağımsız olarak her yıl, ilkbahar ekinoksundan 61 gün sonra gerçekleşir. Günümüzde bu tarih, Güneş’in Boğa Burcu’na girdiği 20 Mayıs tarihine denk gelmektedir. Bu buluşma Zenith’te gerçekleşirse? Mayıs 2000'deki gezegen dizilimini hatırlayacaksınız. Ama ondan çok daha önemli birşeyi çoğunluğumuz bilmiyoruz Mayalarca önemli olduğu yeterince vurgulanan gün, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasıdır ve bu astronomik olayın gerçekleşme tarihi de 20 Mayıs 2000’dir. Mayalar, 13 Baktun’un hemen öncesine denk gelen bu astronomik buluşmayı, bir sürecin başlangıcını işaretlemek için kullanmışlardı Ünlü Kukulkan piramidinin tepesinde, doğrudan Zenith’e yöneltilmiş, çıngıraklı yılan kuyruğu biçiminde bir sütun yer alır. Çıngıraklı yılanın kuyruğundaki “çıngırak” işaretleri, Maya kültüründe Pleiades’in simgesidir. Çıngırağın biraz aşağısında, “Ahau yüzü” olarak adlandırılan bir kabartma vardır ve bu da, Güneş’i simgelemektedir. Bir bütün olarak Kukulkan piramidinin tepesindeki şekil, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasına işaret etmektedir yani.

HIZLANIŞI HİSSEDİYOR MUSUNUZ?
Çağların değişimi başladı...
Kadim kehanetler bunu daha önceden bildirmişti. Yerli gelenekler onurlandırdılar. Dünya içinde gerçekleşen değişimler, uyuma düzenlerinizi, ilişkilerinizi, bağışıklık sisteminizi düzenleme yetinizi ve zamanı algılayışınızı etkilemekte. 2000 sene önce belirtilmiş, bizi bedenimizde olağanüstü değişimleri kabullenmeye hazırlayan bir inisiyasyon yaşıyoruz. Bu değişim şu anda gerçekleşmekte.
Dünyanın rezonansı (Schumann Resonance) binlerce yıldır 7.4 Hz.’di. 1980li yıllardan beri 12Hz’e ulaştı. Bu, bugün yaşadığımız 24 saatin eski zamanda 16 saate eşit olduğunu göstermektedir. Zaman hızlanıyor.

Kutup Değişimi

Bir grup astrofizik ve jeofizik uzmanının, bilgisayar uzmanlarıyla beraber yürüttükleri araştırma sonucu sıradışı bir olayın 2012'de başımıza gelme olasılığı olduğunu ortaya koymuş. Bahsi geçen konu hakkında bilgisi olmayanlar için izah edersem...

Bildiğiniz gibi Güneş'in ortalama 11 yıllık periyotlarda (ve son zamanlarda yapılan araştırmalarda 180 yıl civarında ikinci bir döngü daha var) aktivitesi zirveye çıkıyor. Kuvvetli patlamalar ve güneş lekeleri bu dönemde en yoğun zamanında oluyor. Son zirve dönemi 2000-2001 yıllarındaydı. Ancak bu dönemden bu yana düşüşe geçmesi gereken
aktivite tam aksine az miktarda bir düşüşten sonra yatay bir düzey tutturmuş durumda. Yani bir sonraki zirve döneminin çok daha şiddetli olabileceğine dair bir işaret olabilir.

Bir sonraki zirve noktası ise 2012 yılına denk düşüyor. Yukarıda bahsettiğim araştırmanın da kilit noktası burası. Eğer bilgisayar ortamında yapılan teorik modellerin sonuçları doğruysa 2012 yılı civarında bizi bir Manyetik Kutup kayması bekliyor.
Bu olay ortalama 200,000 yılda bir gerçekleşen, ancak bir önceki kaymanın 780,000 yıl önce olduğu bilinen bir olay. Mıknatıslardaki güney ile kuzey'in yer değişmesi olayı kısaca. Ancak bu bir anda başlasa da, bir günde biten bir olay değil. Manyetik yapının tekrar dengeye gelmesi ortalama 3000 yıl kadar sürüyor(muş).

Bu olayın nasıl olacağına dair bulgularda, + ve - kutbun, bu olay başlamadan önce diğer yarı kürede adacıklar mantığıyla bölgeler oluşturması ve genel manyetik güç kaybı oluşturması, olduğu tespit edilmiş durumda. Dünya'da ise son 300 yılda genel manyetik kutup %20 oranında zayıflamış durumda. Bu Antartika ve Güney Amerika’da, yani ozon tabakasının delik olduğu yerde %40 lara kadar çıkıyor. (yani ozon tabakasının asıl delinme nedeni olabilir)

Fazla uzatmadan sonuçlandırırsam, bahsi geçen araştırma bu olayın 2012 yılında gerçekleşeceğini ortaya koyuyor.
Yani güneş'in aktivitesinin en güçlü olacağı zamanda bir kutup kayması. Aynı araştırma sonucuna göre bu olay milyonlarca yıl önce olduğu ortaya çıkıyor.

Güneş aktivitesi zirvesinde ve Manyetik kutup yer değiştirirse ne olur?

Manyetik kayma demek, dünyanın manyetosferinin, yani manyetik kalkanının bir süreliğine kapalı olması demek. Güneş'ten veya uzaydan gelecek her türlü etkiye açık olacağız demek.

Güneş'ten gelen zararlı ışınlar ve kozmik ışınlar direkt dünya yüzeyine ulaşacak. En basit sonucu milyonlarda kanser vakası.

Diğer olası sonuçlarından biri, dünyanın manyetik alanı etkin olmayacağından meteor gibi cisimlerinde yönlerinin dünya tarafından değiştirilemeyeceği, zam tersi çekileceği olasılığı...

Dünyanın yer çekimine etkisi tahmin edilememekle beraber, volkanlar,depremler vs.. gibi olayların zirve yapacağı tahminlerden biri.

EĞER GERÇEKLEŞİRSE, küresel bir felaket bizi bekliyor demektir... En kötü senaryoda Tek kurtuluş olasılığı, yüzeyin altında yaşamak veya başka gezegene gitmek var. 3000 yıl süreyle...

DÜNYANIN DEĞİŞİMİ

Dünyanın kalp atışı kabul edilen bir elektromanyetik rezonans vardır. 1954 ten beri bilinip, ölçülen bu değer, bulucusu Alman fizikçi Schumannın adıyla anılan, Schumann Rezonansı olarak, SR simgesiyle anılır ve Dünya yüzeyi ile 55km. lik atmosfer sonrasındaki iyonosfer arasındaki bölgede ölçülmektedir.
Dünyanın bu kalp atışı, Güneşin düzenli 11 yıllık aktivasyon periyotlarına göre periyodik değişimler göstermesine rağmen, zannedilen o ki güneşin düzen dışı büyük patlamalarından doğan bir değişim geçirmektedir (Mayaların dediği gibi 2012 de kıyamet Güneşten gelecek). Bilim tarafından farkedildi ki bu rezonans, bu kalp atışı dramatik bir biçimde artmakta. Yıllar yılı 7.8 değerini koruyan ve yıllar içerisinde yükselen bu değer, bugün 12 devir/sn ye ulaşmıştır. 13 devir/sn lik değer zero point olarak anılır ve Dünyanın dönmesi bu değere ulaştığında duracak ve Dünya tersine dönmeye başlayacak. Ayrıca Dünyanın manyetik alanı da buna ters orantılı olarak azalmakta ! Son 4000 yıldaki değerler neredeyse son 4 yılda yarıya inmiş durumda !...
Ve bir magnetik tersliğin gelmekte olduğu bildiriliyor. Hatta seller, fırtınalar ve acayip hava şartları bu sebebe bağlanıyor. Ayrıca bu artıştaki hızlanma bizde, 24 saatlik bir günü, 16 saat olarak yaşanıyormuş gibi bir hissediş yaratıyor. Manyetik rezonansın 13 devir/sn. değerine varmasıyla, dönüş yönünü değiştirecek olan Dünyanın, çok uzun yıllar önce de dönüş yönünü değiştirip bugünkü yönünde dönmeye başladığı bildiriliyor. Bu değişim ile Dünya tersine dönmeye başlayıp, Güneşin batıdan doğacağı söyleniyor.
Burada bir saplama yapalım 1959 yılına dönelim ve Bedri Ruhselmana gösterilen vizyonda da söylendiği gibiDünya ekseninin yönünün değişmesi Ayrıca,Büyük Mutasavvıf Muhiddin-i Arabî ile İnsan-ı Kamîl kitabının yazarı Abdülkerim Ceylî kıyamet anlatımlarında benzer ifadelerle; Kıyametin bir başka alâmeti dahi; Güneşin battığı yerden doğmasıdır Bundan sonra tövbe kapısı kapanır ! Daha önce iman etmemişse, artık bundan sonraki imanı nefse fayda vermez!.. demişlerdir.
Ve bir başka spiritüel mesajda şu ifadeler bulunmaktadır;

Yaşanması mutlak olan bu devreye ermenize az bir zaman kaldığı ve ufkun batıdan gelişini mutlulukla karşılamaya hazırlandığınız bu günlerde; yani yakın olan bu ışık günlerinin arifesinde, insan milletinin hazır olmaya ihtiyacı vardır.

Aslında herşey bir vibrasyon yayma olayı olduğundan, en ince ve yüksek frekanslara doğru gelişen yeniçağ yapısı, kaba, düşük frekanslardan rahatsız eden etkiler almaktadır artık. Ancak, yüksek anlamlı değerlere, frekanslara daha fazla açılandığı için, çevreden gelen ses, renk, koku, manyetik alan frekanslarını daha fark edici, gönül frekanslarına, insan duygularına daha duyarlı, daha yüksek tatminleri arzulayan ve eski kaba tatminlerden artık zevk almayan yeni şuur insanı ortaya çıkmaktadır.
İnsanın titreşimsel olarak farklılaşırken, devamlı bir etkileşim içinde olduğu yeryüzü de titreşimsel olarak değişmekte ve manyetik alanı yeni insana, yeni yüksek frekans yaşamına uyumlanmaktadır. Ve yüksek insanın yeni dünyası ortaya çıkmaktadır. Yeni dünyada artık yer almayacak olan ve bunun insandaki karşılığı endişe, korku olan düşük, alçak frekans tır. İşte bu oluş döneminde üzerinde en çok çalışılması gereken de, korku ve endişeye odaklı yaşanmamasıdır

konuyla ilgili çalışan

Yıllardır bu konuyla ilgili çalışan

MOTHER SHIPTON (15. YY.DA YAŞAMIŞ ÜNLÜ İNGİLİZ KADIN KAHİN)


Mother Shipton (Şipton Ana)diyorki:


"Uçaklardan, denizaltılardan, uydu haberleşmesinden, AIDS ten ve 20. Yüzyıldaki kadın-erkek davranışlarına kadar herşeyden bahsettikten sonra,
..Ve insanlığa düşünme zamanı verilecek (20. yüzyıla kadar)


*Sonraki yüzyıl (21.yy.) yaklaşmadan işaretler görülmeyecek;(2007-2010 arası dönem yaklaşmadan alametler görülmeyecek deniliyor 2007-2010 arası volkanik patlamalar ve Büyük depremler) dünyanın alt üst olduğu zamanın geleceği hakkında

(ABD_İNGİLTERE_İSRAİL'in depremle yere batacakları hususu ) İnsan korkuyla titreyecek, o yüzyılda (21.yy.) yaşadığı için.


Yedi gün, yedi gece için, insan korkunç bir görüntü seyrediyor!

İnişler, çıkışlar aklın ötesinde, dağlar kükremeye başlayacak, depremler kentleri yutuyor, karalarda tufan, sel suları karalara saldırıyor. İnsanoğlu, çamur ve batağa gömülüyor. Okyanuslar, kıyıdan yükselecek, eski kıtalar gidecek, yenileri dirilecek, (Atlantis ve Mu kıtaları Atlas okyanusunda ve Büyük okyanusda 2011 den itibaren yer yüzüne çıkacak Avrupa,Afrika ve Asya kıyıları tsunamı dalgaları ile yok olacak.)kızgın canavar göklerden geçecek
Ve uzak bir yerde;
Bazı insanlar, Oh ne kadar az bir grup Dünyada, çok az sayıda insan kurtuluyor. İnsan ırkı yeniden başlıyor. Ve dünyada kısa bir süre geçiyor. İnsan unutuyor ve gülüyor, kendisine dönüyor. İnsan hak ettiği kaderi elde ediyor.

k:http://www.kiyamet2012.com/

 

:: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/11/2009 - Çok mutluyum...

Kategori: ONEMLI

Çok mutluyum. Çünkü bugün,  blogunu kapatan 2 blogcu dostumun geri döndüğünü öğrendim.Jale (happyjale) ve Ela(riela) . Onlar ve diğer eski blogcu arkadaşlar olmadan blogcunun tadı da olmuyor.Kendilerine hosgeldiniz diyorum.Umarım bundan sonra blogcu eski heyecanlı, neşeli, dostluk ve paylaşım dolu günlerine geri döner.

 

Duygularımı paylaşmak istedim.Sevgili dostlarım tekrar hosgeldiniz.

 

Herşey gönlünüzce olsun

 

iremkiz

:: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/11/2009 - İyi Bayramlar...

Kategori: OZEL GUNLER


Hepinizin Kurban bayramı kutlu olsun.

Neşe içinde güzel bir bayram geçirmenizi dilerim.

 

 

 

 

 

:: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/11/2009 - Öğretmenler Günü

Kategori: OZEL GUNLER

Tüm öğretmenlerimizin bu özel günü kutlu olsun. Bugüne kadar emeği geçen bütün öğretmenlerime teşekkür ederim.

 

 

:: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->